script type="text/javascript" src="http://dosya.iyisay.com/k.js"> yuceonderAtaturk - egitim-şiir - Blogcu



« Önceki |

9/11/2008

Mavi gözlü önder /İlhan Koruyucu


Mavi gözlü önder

Mavi gözlü önder
Türk ulusunun ender yetiştirdiği
Öyle büyük ulusal lider ki o
Daima ileri ileri diyor
Hep yenilikten yana
Mavi gözlü önder
Ulus bilinci önünde
Milli mücadeleyi başlatıp
Cumhuriyeti kuran
Mavi gözlü önder
Sayısız devrim ile
Çağdaşlaşma projesi başlattı
Zeki, çalışkan, çevik
Mavi gözlü önder
Milletine en çok o inandı
Bilim sanata önem verdi,
Zorluklardan hiç yılmadı
Mavi gözlü önder
Sabırlı ve disiplinli
Vatanı canından çok seven
Güçlü bir komutan
Mavi gözlü önder
Onun en büyük emeli
Çağdaş ve uygar bir devlet
İlke ve devrimleriyle daimi rehber
Mavi gözlü önder.

İlhan Koruyucu

(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

 

 

30/8/2007

30 AGUSTOS ZAFER BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ

  
 Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu.
   Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu.
   TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi.
   Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi.
   Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.
1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.
Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık
Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı.
   Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.

18/5/2007

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı

     19 MAYIS

 

Atatürk'ü Anma

 

Gençlik ve Spor

 

Bayramımız

 

 Kutlu olsun.

       

 

30/4/2007

Recep Çavuş

 

Kaynak : Tarih Vesikaları

                   (Osmanlı Arşivi) 


 

“Büyük olmak için

hiç kimseye iltifat etmeyeceksin,

hiç kimseyi aldatmayacaksın !.. “

               (M.Kemal Atatürk) 


 


RECEP ÇAVUŞ 
 

- Bu villa kimin?  
- KİRKOR EFENDİ'NİN     PAŞAM!
 

- Şu Köşk?  
- DİMİTRİ EFENDİ’NİN PAŞA HAZRETLERİ!
 

- Ya şu ilerideki konak?  
- SALAMON EFENDİ'NİN!


 
 

ATATÜRK bu kez,

az ötedeki toprak damlı,

virane bir evin sahibini öğrenmek için sorunca,

ADANALI gazi cevap verdi: 

-RECEP ÇAVUŞ'UN PAŞAM!


 

Bir yaz günü; 

ATATÜRK,

bu duruma biraz üzülmüş,

biraz da sinirlenmiş idi. 
Yanındakilere emir verdi:


-ÇAĞIRIN

ŞU RECEP ÇAVUŞ'U!


 

RECEP ÇAVUŞ gelince;

Bir asker selamından sonra,  

"EMREDİN PAŞAM" dedi.


 

Ata, bu kez

Recep Çavuş'a sormaya başladı:


-Bu villa KİRKOR Efendinin,

bu köşk DİMİTRİ Efendinin,

şu konak SALAMON Efendinin,

o virane de senin!

Bu ERMENİLER,

RUMLAR,

YAHUDİLER 
ŞU BİNALARI DİKERKEN

SEN NEREDEYDİN?


 

Recep Çavuş,

yıllarca savaş meydanlarında

koşturmanın verdiği gönül yorgunluğuyla

cevap verdi:  

- SİZİNLE BERABERDİM PAŞAM!  

TRABLUSGARP'TA,

ÇANAKKALE'DE,

SAKARYA'DA!.........


 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK,

bu cevap karşısında gözyaşlarını

Hem yanaklarına,

Hem de yüreğinin ta

derinliklerine akıtır!

............ 

“ Evet, RECEP ÇAVUŞ HAKLIDIR. 
Trablusgarp'ta, Çanakkale'de,

Sakarya'da, Dumlupınar’da

TÜRK'ÜN istiklalini

korumak için savaşırken

Adana'da toprak damlı

bir kulübe yapmaya

ancak zaman bulabilmiştir. “


 

“ RECEP ÇAVUŞ,  

TÜRK'ÜN YALNIZ

İSTİKLALİNİ DEĞİL;

NAMUS VE ŞEREFİNİ DE KORUMUŞTUR.  

MEMLEKETİN BÜTÜN

ZENGİNLİKLERİNE SAHİP OLAN AZINLIKLAR DA 
PARA VE MÜLKLERİNİN ÜSTÜNE YENİLERİNİ YIĞMAKLA

MEŞGUL OLMUŞLARDI !.. “

22/4/2007

Atatürk ve özel eşyaları

ATATÜRK ve ÖZEL EŞYALARI...

ATATÜRK ün Özel Eşya ve Giysileri...

GİYSİLER

GİYSİ AKSESUARLARI

NİŞANLAR

KILIÇ VE SİLAHLAR

SAATLER

BASTON VE KIRBAÇLAR

SERVİS TAKIMLARI

SİGARA TAKIMLARI

YAZI TAKIMLARI

 

 

 

(*alıntı)

18/12/2006

Atatürk diyor ki:

 « Millete efendilik yoktur; hizmet etme vardır.

Bu millete hizmet eden, onun efendisi olur. »

(1921)

Şiirlerimi okumak için tıklayın.

dmoz.org
Site Ekle Link ArsiviSite Ekle Link Arsivi